141 | 377 | Detay | AR | Akçe | 13 | 0.74 | DY | 825 | ![]() |
13 | 249 | Detay | AE | Mangır | 16 | 1.9 | Beled | TY | ![]() |
16 | 252 | Detay | AE | Mangır | 14 | 1.91 | Beled | TY | ![]() |
30 | 266 | Detay | AE | Mangır | 15 | 2.19 | Beled | TY | ![]() |
184 | 420 | Detay | AE | Mangır | 13 | 0.79 | DY | TY | ![]() |
Cüneyd Bey
Aydın ili Timur tarafından İsa Bey’in oğulları Musa ve II. Umur Bey’e verilince, aynı hanedandan olan Bademiye emiri İbrahim Bahadır Bey’in oğulları, Subaşı Kara Hasan Ağa ile kardeşi Cüneyd Bey hak iddiasına kalkışmışlardır. Neticede Cüneyd Bey İzmir’e, Kara Hasan Ağa da Ayasuluğ’a hakim olmuşlardır. Cüneyd Bey, beyliğinin devamı ve kendisinin Ruler olması için durmadan, yılmadan Osmanlı ile mücadele etmiştir. Saltanatı süresince dört tip gümüş ve iki tip bakır sikke bastırmıştır. Bakır sikkelerinde ismi bulunmaz. Cüneyd Gazi’ye ait gümüş sikkelerle bir arada bulundukları ve üzerinde “Akibet-i Hayrbad” (sonu hayırlı olsun) ibaresi olduğundan bu Periode tarihlenmektedirler. Osmanlı’yla uğraşmayı adeta kendisine sanat edinen Cüneyd Gazi’nin kendi akibeti ile ilgili endişesini sikkelere de yazdırdığını görmekteyiz. Ayrıca diğer tipteki bakır sikkelerinde yer alan kudret ve güç sembolü aslan figürleri de ilgi çekicidir.